Ölüm şuuru; Allaha Teala tarafından bize bahşedilmiş ömür sermayesinin senelerini, aylarını, haftalarını, günlerini, saaatlerini, dakikaları nı, saniyelerini ve saliselerini değerlendirip Allah’ın değerleriyle değerli kılmaktır. Çünkü bunların hepsinden hesaba çekileceğiz. Bakınız ölüm şuurunu kuşanmış olmanın bir yansıması olarak Osmanlı Türkiye’sinde hemen her adım başında muvakkithaneler vardı. En acele işi olanlar bile onların penceresi önünde durarak cebinden; servetlerine, yaşlarına, cüsselerine göre altın, güümüş, sadece savatLı, kordonlu, kordonsuz, kimi bir iğne yastığı, yahut kaplumbağa yavrusu kadar şişkin, kimi yassı ve küçük saatlerini besmeleyle çıkarırlar, sayacağı zamanın kendilerine verdikleri müjdeleri dinlerlerdi. Saat sesi bu yüzden onlar için şadırvanlardaki su sesleri gibi hemen hemen iç aleme bakan, büyük ve ebedİ inançların sesiydi .’Ölüm’ ve ’kıyamet’ anı da saat kelimesinin manalarındandır. Zaten insanın ölümü için ’küçük saat/kıyamet’ denmektedir. işte ölüm, ömür saatinin durmasıdır.