Bruno Bauer ve Karl Marx
Bruno Bauer ve Karl Marx
Bruno Bauer'in Marx'ın Düşüncesi Üzerindeki Etkisi
Etiket Fiyatı:55,00 TL
İndirimli Fiyatı:41,25 TL
Ürün Satış Dışı
100,00 TL Üstü Siparişlerde ÜCRETSİZ KARGO
Nakit & Kredi ile KAPIDA ÖDEME
MAĞAZA Teslim Sipariş Seçeneği
Ürün Özellikleri
  • Basım Yılı:
  • Baskı:1
  • Sayfa Sayısı:472
  • Kağıt Türü:Kitap Kağıdı
  • Ebat:13,5 x 19,5
  • Dil:Türkçe
  • Cilt Durumu:Karton Kapak
  • ISBN:6055513337
Ürün Kategorileri
Katkıda Bulunanlar
Elinizdeki kitap Türkiye literatüründeki iki önemli eksiğin farkına varmak için muazzam ipuçları sunuyor. İlki Marx'ın entelektüel gelişimi ve onun Hegel ile Genç Hegelciler'e tarihsel referanslarıyla ilgili. Türkiyeli okurun ağırlıklı bir kısmı bu ilişkiyi Marx'ın Feuerbach ve Hegel'e ilişkin kendi değerlendirmeleri üzerinden okuyor ve -işin ilginç yanı- olduğu gibi kabulleniyor. Aynı durum özellikle Bruno Bauer'e odaklanmış eleştirilerin yoğunlaştığı Kutsal Aile (Eleştirel Eleştirinin Eleştirisi) için de geçerli. Marx bu metinde eski arkadaşı Bauer'e oldukça nükteli ve hakaretamiz ifadelerle politik bir kopuşu belirginleştirmek amacıyla saldırıyor. Bauer'in teorik konumu hiç bilinmese de Marx'ın güçlü kalemi okuyanları büyülü biçimde kendi yanında saf tutmaya zorluyor. Lakin büyü yazarının bilincinde olduğu ama okurunun hiç tanışmadığı tarihsel bir arka planı da yoğun bir sisle perdelemeye başlıyor. Kant'tan başlayıp Fichte Schelling Hegel ve Bauer'in de içinde olduğu Genç Hegelcilerle devam eden Alman Felsefesi geleneği ve onun en yetkin silahı diyalektiğin tarihsel gelişimi görünmez kılındığında Marksist literatürün Türkiye'deki çorak coğrafyası ile karşılaşmak kaçınılmaz oluyor. Bruno Bauer ve Karl Marx bu çorak uzamı yeşillendirmek için kışkırtıcı bir başlangıç.

Kitabın önemini bir kat daha arttıran ikinci özelliği ise günümüzle oldukça yakından ilgili; lakin bu önem sadece dikkatli okurun gözlerine açık ve oldukça dolayımlı. Augustinus'tan Thomas Aquinas'a Anselmus'tan Dun Scotus'a kadar işlenen Hıristiyan teolojisi Spinoza'dan Hegel'e kadar uzanan tarihsel aralıkta da oldukça nitelikli bir rasyonelleştirmeye tabi tutuldu ve elbette Marx ve Feuerbach'ın da dahil olduğu Genç Hegelciler'in din eleştirisi de bu kuramsal zemin karşısında bir o kadar nitelikli olarak ortaya çıktı. Oysa hakikat ufkunu doğrudan temsil ile kısıtlıyan İslam'ın gündelik ahlaki yükümlülüklere odaklanmış 'kuramsal' zemini karşısındaki eleştirinin de kısıtlı ve verimsiz bir biçimde gelişmesine neden oldu. Din ve sosyalizm ilişkisinin revaçta bir tartışma olduğu günümüzde elinizdeki kitap bu konu üzerine sizi tekrardan düşünmeye zorlayacak.

Kitabın unutulmaması gereken bir önemi daha var: Eyüp Ali Kılıçaslan'ın geniş önsözü. Hegel sonrası Marx'a kadar uzanan düşünce iklimini anlayabilmek için Genç Hegelciler'in tarihsel gelişimini sunan metin Türkçe okuyanlar için bir ilk.
YORUMLAR
YORUM YAPIN
Yorum Başlığı:
Yorumunuz*:
GÜNÜN FIRSATI
Adres : Çınar Mahallesi, 843 Sokak, No: 6-8/B
Bağcılar / İstanbul / Türkiye
Telefon : 0 (212) 433 03 04
Faks : 0 (212) 909 23 04
© 2020 Tüm Hakları Saklıdır