Kur’an-ı Kerim Işığında Nebiler Silsilesi
Cilt 1 / Mekke Devri - 9789756247556
Muhterem Osman Nuri Topbaş Bey'in kaleminden bütün peygamberlerin ve insanlığın edebî nûru olarak cihânı şereflendiren O Sonsuz Güneş'in Mekke Devri...
Yüz yirmi dört bir peygamber ve onlardaki sayasız zuhurat ve ilahi tecelli akışları sanki bereketli nisan bulutları gib azami derecede işba (doymuşluk) haline geldikten sonra beşeriyetin gönül toprağına mecburi bir surette boşaldı. Ve bereketli bir hidayet şeraresi halirdeki nebiler silsilesi alemlere rahmet olarak gönderilen Hazret-i Muhammed Mustafa -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zuhura gelmesinin adeta birer ikbal ve bahar müjdesi oldu...
Böylece bütün peygamberlerin ve insanlığın ebedi nuru olarak cihanı şereflendiren o sonsuz güneşin Mekke Devri şirkle kirlenmiş gönülleri tevhid-i İlahi çerçevesinde yüce itikad ile temizlemek küfürle kurumuş dalları iman ve hakikat pınarıyla yeşertmek nefsaniyet ve zulümleri dolayısıyla ham meyve haline gelmiş beşeriyeti ruhaniyet ve Nur-i Muhammedi ile olgunlaştırmak faaliyetiyle geçti.
O'nun zahiri terbiyesi ve batıni tesiri gönüllere öyle bir iksir oldu ki daha evvel yarı vahşi çoğu insanlıktan bile habersiz bir cahiliye toplumunu insanlık tarihinin hala gıpta ettiği "sahabe" hüviyetiyle hayal edilmez bir mertebeye ulaştırdı. Onları dünya tarihinde "fazilette zirve insanlar" haline getirdi.
Dolayısıyla adalet merhamet muhabbet ve iman dolu bir insanlık hususunda modern bir cahiliye devri yaşayan şu ahir zamanın yegane kurtuluş yolu da edebiyet güneşinin Nur-i Muhammedi'sinde tecelli eden ulvi sırlardan nasiplenebilmektir...
Şefaat yâ Rasûlallâh!..
Cilt 2 / Medine Devri - 9789756247594
Muhterem Osman Nuri Topbaş Bey'in kaleminden bütün peygamberlerin ve insanlığın edebî nûru olarak cihânı şereflendiren O Sonsuz Güneş'in Medine Devri...
Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Hak katındaki kadri o kadar yücedir ki; Cenâb-ı Hak Habîbi'ne itaati kendine itaat saymış; O'na karşı yapılacak en küçük hürmetsizliği amellerin boşa çıkmasına sebep kılmış ve O'na tazimi gönüllerin takva imtihanı eylemiştir. Rasulü'ne uygunsuz hitapta bulunmayı büyük bir cehalet eseri olarak kabul etmiştir. Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e çokça salat ü selam getirerek O'nu hiçbir zaman gönlümüzden ve hatırımızdan çıkarmamamız gerektiğini beyan etmiştir. Hatta namaz kılarken her Tahiyyat'ta Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e selam vermemizi namazın vacip bir rüknü kılmıştır.
Bu derece kadri yüce olan Peygamber Sultanı'nın Medine Devri Allah'ın dinini ikame ile geçmiştir. Gönülleri Cennet'e döndüren yüce esasları sarsılmaz temeller üzerinde muhteşem saraylar misali inşa etmiştir. O güller gülü Medine'de oluşturduğu münevver iklimde hayatının sonuna kadar güzelliğin ve doğruluğu rehberi olmuş ve şerefli hayatı; her türlü yanlış kötülük terör ve zulme karşı mücadele içinde geçmiştir. Böylece ardında insanlığa sonsuz kurtuluş ve vuslatın yegane yolu olan bir din bir sırat-ı müstakim ve insanlık semasının yıldızları olan örnek bir nesil bırakmıştır. Ne mutlu dünyada Allah Rasulü'nün izini takip ederek o sırat-ı müstakim'den yani dosdoğru yoldan yürüyüp de ahiretteki kıldan ince sıratı geçecek olanlara!..
Acizane böyle bir saadete vesile olabilmek maksadıyla kaleme alınan bu eserde Nebiler Nebisi'nin bütün beşeriyete numune-i imtisal ışığında ilahi tecelli akışlarıyla dolu kıssalarını bulacaksınız. Esasen O'nu tasvirde lisanlar mutlak bir acziyet içindeyken bizim lisanımızdaki ifadesi de okyanustan bir katre misali idrakimize damlayan şebnemler mesabesindedir.
Dahîlek yâ Rasûlallâh!..
En Büyük İlahi Rahmet - 9786056400940
Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz;Gelmiş ve geleceklerin en asili ve fazîletlisi insanlığa ağlayanların en merhametlisi en büyük ilâhî rahmet yegâne mürşid ve rehberdir.Fahr-i Kâinât Efendimiz'in hayatı; bütün renk âhenk ve çeşnisiyle en müstesnâ çiçeklerle bezenmiş bir cennet bahçesini andırır ki arayanlar kendileri için güllerin en güzellerini o gülistanda bulabilirler.Ne mutlu o mü'minlere ki Allah ve Rasûlü'nden başkasına gönül vermez ve yaban bahçelerinden hülya meyveleri dermezler.